Pedodonti
Pedodonti
Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği)
0 yaş ile 14 yaş arası çocukların süt dişleri ile daimi dişlerinin sağlıklı gelişimini ve korunmasını sağlayan diş hekimliği bölümüdür.Pedodontik uygulamaların başarısında bir çok faktörün rolü vardır ancak başarının temelini hasta-hekim ilişkisi oluşturmaktadır. Kurulan iletişim sayesinde çocuğun korku ve endişesi azaltılabilir, kendini güvende hissetmesi, uyumlu olması ve rahatlaması sağlanır.
Pedodonti bölümü neleri kapsar?
- Bebeğin anne karnındaki yaşamında süt dişlerinin gelişimini etkileyen faktörleri
- Doğum sonrası, bebeklerde diş sürmesi ve diş sürmesini etkileyen faktörleri
- Kalıcı dişlerin gelişimi ve sürmesini
- Çocukların süt ve kalıcı dişlerindeki çürükleri ve bunların tedavi yöntemlerini
- Çocukların ağız-diş sağlığını koruma yöntemlerini
- Çocuk hastalarda ağız-diş bulgularının sistemik hastalıklarla ilişkisini
- Koruyucu diş hekimliğini
- Diş travmaları ve tedavilerini
- Zihinsel engelli çocuklarda koruyucu hekimlik ve diş tedavilerini
- Erken süt dişi kayıpları nedeniyle ileride ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi uygulamalarını kapsamaktadır.
Pedodonti uygulamaları nelerdir?
- Süt ve daimi dişlerin tedavileri, takipleri
- Fluorid Uygulamaları
- Fissür Örtücü Uygulamaları
- Yer Tutucu Uygulamaları
- Beslenme Alışkanlığının Düzenlenmesi
Fluorid uygulaması nedir?
Fluorid dişlerin çürümesini önleyen, dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir elementtir. Fluorid diş macunlarının içinde bulunduğu gibi bazı besin maddelerinde de bulunur. Fakat çocuklar çoğu zaman dişlerini fırçalamayı ihmal ettiklerinden dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli fluorid almamış olurlar. Bu durumun önüne geçebilmek için “yüzeyel fluorid” uygulamaları yapılmaktadır. Profesyonel flourid tatbiki sadece diş hekimleri tarafından uygulanılabilen bir yöntemidir.
Yüzeyel fluorid uygulaması özellikle dişleri çürümeye meyilli çocuklarda uygulanır. Bu sayede yeterli miktarda fluorid dişler üzerine depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli olur. Yüzeyel fluorid uygulamasının belirli aralıklarla yapılması etkinliğini arttırmaktadır.
Fissür örtücü nedir?
Diş çürüğünü önlemek amacıyla kullanılan bir başka yöntem de dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki girintilerin (fissür) diş hekimi tarafından “fissür örtücü” adı verilen maddelerle kapatılmasıdır. Ağızdaki mikroplar ya da yiyecek artıkları dişlerin en çok bu girintili bölgelerinde yerleştiği için, fissürlerin kaplanmasıyla mikropların ve yiyeceklerin birikmesi ve tutunması engellenir ve çürük oluşumu önlenir.
Yer tutucu nedir?
Erken kaybedilmiş olan süt dişlerinin yerlerini korumak amacıyla ile uygulanan sabit ya da hareketli apareylere “yer tutucu” denilmektedir. Süt dişlerinde herhangi bir nedenden dolayı kayıp meydana gelir ise; 4-6 hafta içinde diğer dişler bu boşluğa doğru kaymaya ve çekilmiş olan süt dişlerinin yerini kapatmaya başlarlar. Bu durum altta sürecek olan daimi dişin ideal yerinden sürmesine engel olur. Beraberinde dişlerde çarpıklığa ve erken yaşta ortodontik problemlere sebep olabilmektedir.Erken kaybedilen süt dişi sayısına ve bölgesine göre hareketli ya da sabit olarak yapılabilmektedir.
Biberon çürüğü nedir?
Biberon çürüğü, süt dişlerinin sürmesi ile birlikte özellikle üst çenedeki ön bölge kesici dişleri içine alan “yaygın çürük, rampant çürük” olarak da bilinen özel bir çürük tipidir.
Biberon çürüğünün oluşma sebepleri nelerdir?
Gece yatmadan önce ya da uyku sırasında bebek biberondan süt emerse, süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Ayrıca yalancı emziğe bal, şeker konması etkiyi daha şiddetli hale getirir. Bu dönemde dişlerin mine (dişin en dış tabakası) yapısının daha dirençsiz olması ve özellikle annelerin henüz fırçalamaya başlamak için “erken” olduğunu düşünmesi sonucu oluşan yetersiz ağız bakımı nedeniyle biberon çürüğü oldukça hızlı ilerleyen bir çürük tipidir. Özellikle gece beslenmesinden sonra dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.
Biberon çürüğü tedavi edilmezse sonuçları ne olur?
Eğer çocuk diş hekimine erken getirilmez ve durum başlangıç halinde düzeltilmezse, çocuğun üst ön dişleri ardından üst süt azı dişleri ve ilerleyen dönemlerde hemen hemen bütün dişleri çürükten harap olabilir.
Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihap, alttan gelecek daimi dişleri de etkileyebilir. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin beslenme düzeninin ve genel sağlık durumunun bozulmasına sebep olur.
Süt dişleri tedavi edilmeli midir?
Süt dişleri de tıpkı kalıcı dişlerde olduğu gibi tedavi edilmelidir. “Nasıl olsa düşecek!” düşüncesiyle bu dişlerin çekilmesi pek çok problemlere neden olur. Daimi dişler için rehber görevi gören süt dişlerinin erken kaybı daimi dişlerin gelişimini ve sürmesini etkiler. Rehberini kaybeden daimi dişler süremeyebilir gömülü kalabilir ve çapraşıklığa neden olabilir. Ayrıca süt dişlerinin beslenmede büyük önemi vardır. Çürük dişleri olan veya süt dişleri çekilmiş olan çocuklar rahat yemek yiyemedikleri için gelişimleri de olumsuz etkilenmektedir.
Bebeğin ilk 6 aylık ağız bakımı nasıl olmalıdır?
Bebekler ortalama 6 aylıkken ilk dişlerini çıkarırlar. Dişler çıkmadan önce bebeğin salyasında artış, diş etlerinde kabarıklık ve kaşınma, huzursuzluk, uykusuzluk, ateş ve ishal gözlenebilir. Bebeğin kaşıntısını rahatlatmak için kalın kesilmiş, havuç, salatalık gibi soğutulmuş sebzeler, yine buzdolabında soğutulmuş diş kaşıyıcıları bebeğe verilebilir. Bazı durumlarda hekiminiz tarafından reçete edilen kaşıntı giderici ilaçlar da kullanılabilir.
Periodontoloji
Periodontal Hastalık
Diş eti ve dişleri çevreleyen yumuşak ve sert dokuları etkileyen iltihabi durumdur.
Dişler çene kemiğinin içerisinde gömülü olarak bulunurlar. Kemikle dişin kök yüzeyi arasında “periodontal ligament” adı verilen, fibroelastik liflerden oluşmuş bir doku vardır. Bu doku, dişler üzerine gelen kuvvetlerin, çene kemiğine yumuşatılarak iletilmesini sağlar. Bu yapıların üzerini diş eti ve ağız mukozası örter.
Diş eti hastalığının erken dönemi “gingivitis” tir. Gingivitis, dişin çevre dokularından sadece diş etinin etkilendiği klinik tablodur. Plak tabakasındaki bakterilerin, diş etlerini iltihaplandırması hastalığın başlangıcıdır.
Plak; dişlerin üzerinde sürekli olarak oluşan yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Bu dönemde diş etlerinde kırmızılık, kanama ve şişlik gözlemlenmektedir. Genellikle bu dönemde ağrıya rastlanmamaktadır.
Genellikle yetersiz ağız bakımı ile meydana gelir ve profesyonel diş taşı temizliği ya da evde yapılan düzenli ağız bakımı ile çabuk iyileşme sağlanır. Tedavi edilmezse hastalık periodontitis aşamasına geçer. Periodontitis, bakterilerin etkisi sonucunda diş etinde başlayan iltihabi sürecin, dişi destekleyen diş eti fibrilleri ve alveol kemiğinin yıkımına neden olmasıdır. Sağlıklı diş etinin dişle birleştiği yerde 1- 2 mm ‘lik fizyolojik bir diş eti oluğu bulunur. Periodontitiste, bu oluk zamanla bakterilerin saldırısı sonucu derinleşerek periodontal cebe dönüşür.
Diş Eti Hastalığının Belirtileri
- Ağız kokusu
- Dişlerin sallanması
- Diş etlerinde çekilme
- Soğuk içecek içildiğinde sızlama
- Dişlerin eskisi gibi kapanmaması
- Diş etlerinde fırçalarken kanama
- Dişler arasında yeni oluşan aralıklar
- Ağzınızda sürekli olarak oluşan yaralar
- Diş etlerinde son zamanlarda oluşan şişlik ve kızarıklık
Tedavisi
Diş eti tedavisinde en önemli amaç iltihabi reaksiyonun azaltılması ve yavaşlatılmasıdır. Tedavinin ilk aşamasında iltihaba neden olan diş taşı, bakteri plağı ve ceplerin uzaklaştırılması amaçlanır. Diş taşlarının ve bakteri plaklarının uzaklaştırılması için el aletleri ve ultrasonik cihazlar (kavitron) kullanılır. Diğer hastalıklarda olduğu gibi tedaviye erken başlanması çok önemlidir. El aletleri ve ultrasonik cihazlarla yapılan tedavilerle periodontal yıkım yavaşlatılabilir ya da durdurulabilir.
Diş eti hastalığı gingivitis aşamasında ise diş taşı temizliği ve profesyonel ağız bakımı yeterlidir. Hastalık periodontitis aşamasına geçmişse, yani cep oluşumu ve kemik yıkımı başlamışsa diş taşı temizliği ve küretaj (kök yüzeyi düzleştirme) tedavisi gerekir. Küretaj tedavisi, diş eti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından 2-4 seansta yapılır. Küretaj, beceri, hassas dokunuş ve tecrübe gerektirmektedir. Bu işlem sonunda; kök yüzeyi düzgün ve kaygan bir yüzey haline dönüşür. Böylece diş taşının ve bakterilerin yüzeye tutunması engellenmiş olur. İyileşme safhasında diş eti ve kemik arasında yeniden bağlantı olması beklenir. İyileşme süreci 4-6 haftadır.
İlerlemiş periodontitis vakalarında küretajın ardından cerrahi operasyon da (flap) gerekebilir. Bu operasyonda, diş etleri kemik yüzeyine kadar kaldırılır, kök yüzeyleri ve iltihaplı doku artıkları temizlenir, gerekli ve uygun durumlarda diş çevresinde yeniden kemik oluşturmak amacıyla kemik grefti ve membran gibi biomateryallar uygulanarak diş etleri uygun konuma getirilerek dikilir. Dikişler 7–10 gün sonrasında alınır. Flap operasyonları sonrasında iyileşme süreci 6-8 haftadır.
Hekimin uyguladığı mekanik tedavilere ek olarak ağız gargaraları ve sistemik antibiyotik kullanımı gerekebilir.
Teşhis konulduğundan itibaren bütün bu tedavilerin yanında bireyin ağız bakımı da çok önemlidir. Hasta işbirliği içinde olmazsa, uygulanan tedavi yöntemlerinin başarı yüzdesi düşmektedir.
Periodontitisli hastalar riskli grupta yer aldıkları ve hastalığın tekrarlama olasılığı bulunduğu için takip çok önemlidir. Hasta düzenli bir şekilde kontrollere çağrılmalı, tedavinin başarı ve etkinliği, hastanın işbirliği içinde olup olmadığı belirlenmeli, ağız bakımı konusunda her seansta motive edilmelidir.
Ağız içinde diş eti iltihabının başlamasına ve ilerlemesine neden olan kötü, eskimiş dolgular ve protezler değiştirilmelidir.
Pedodonti
Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği)
0 yaş ile 14 yaş arası çocukların süt dişleri ile daimi dişlerinin sağlıklı gelişimini ve korunmasını sağlayan diş hekimliği bölümüdür.Pedodontik uygulamaların başarısında bir çok faktörün rolü vardır ancak başarının temelini hasta-hekim ilişkisi oluşturmaktadır. Kurulan iletişim sayesinde çocuğun korku ve endişesi azaltılabilir, kendini güvende hissetmesi, uyumlu olması ve rahatlaması sağlanır.
Pedodonti bölümü neleri kapsar?
- Bebeğin anne karnındaki yaşamında süt dişlerinin gelişimini etkileyen faktörleri
- Doğum sonrası, bebeklerde diş sürmesi ve diş sürmesini etkileyen faktörleri
- Kalıcı dişlerin gelişimi ve sürmesini
- Çocukların süt ve kalıcı dişlerindeki çürükleri ve bunların tedavi yöntemlerini
- Çocukların ağız-diş sağlığını koruma yöntemlerini
- Çocuk hastalarda ağız-diş bulgularının sistemik hastalıklarla ilişkisini
- Koruyucu diş hekimliğini
- Diş travmaları ve tedavilerini
- Zihinsel engelli çocuklarda koruyucu hekimlik ve diş tedavilerini
- Erken süt dişi kayıpları nedeniyle ileride ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi uygulamalarını kapsamaktadır.
Pedodonti uygulamaları nelerdir?
- Süt ve daimi dişlerin tedavileri, takipleri
- Fluorid Uygulamaları
- Fissür Örtücü Uygulamaları
- Yer Tutucu Uygulamaları
- Beslenme Alışkanlığının Düzenlenmesi
Fluorid uygulaması nedir?
Fluorid dişlerin çürümesini önleyen, dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir elementtir. Fluorid diş macunlarının içinde bulunduğu gibi bazı besin maddelerinde de bulunur. Fakat çocuklar çoğu zaman dişlerini fırçalamayı ihmal ettiklerinden dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli fluorid almamış olurlar. Bu durumun önüne geçebilmek için “yüzeyel fluorid” uygulamaları yapılmaktadır. Profesyonel flourid tatbiki sadece diş hekimleri tarafından uygulanılabilen bir yöntemidir.
Yüzeyel fluorid uygulaması özellikle dişleri çürümeye meyilli çocuklarda uygulanır. Bu sayede yeterli miktarda fluorid dişler üzerine depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli olur. Yüzeyel fluorid uygulamasının belirli aralıklarla yapılması etkinliğini arttırmaktadır.
Fissür örtücü nedir?
Diş çürüğünü önlemek amacıyla kullanılan bir başka yöntem de dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki girintilerin (fissür) diş hekimi tarafından “fissür örtücü” adı verilen maddelerle kapatılmasıdır. Ağızdaki mikroplar ya da yiyecek artıkları dişlerin en çok bu girintili bölgelerinde yerleştiği için, fissürlerin kaplanmasıyla mikropların ve yiyeceklerin birikmesi ve tutunması engellenir ve çürük oluşumu önlenir.
Yer tutucu nedir?
Erken kaybedilmiş olan süt dişlerinin yerlerini korumak amacıyla ile uygulanan sabit ya da hareketli apareylere “yer tutucu” denilmektedir. Süt dişlerinde herhangi bir nedenden dolayı kayıp meydana gelir ise; 4-6 hafta içinde diğer dişler bu boşluğa doğru kaymaya ve çekilmiş olan süt dişlerinin yerini kapatmaya başlarlar. Bu durum altta sürecek olan daimi dişin ideal yerinden sürmesine engel olur. Beraberinde dişlerde çarpıklığa ve erken yaşta ortodontik problemlere sebep olabilmektedir.Erken kaybedilen süt dişi sayısına ve bölgesine göre hareketli ya da sabit olarak yapılabilmektedir.
Biberon çürüğü nedir?
Biberon çürüğü, süt dişlerinin sürmesi ile birlikte özellikle üst çenedeki ön bölge kesici dişleri içine alan “yaygın çürük, rampant çürük” olarak da bilinen özel bir çürük tipidir.
Biberon çürüğünün oluşma sebepleri nelerdir?
Gece yatmadan önce ya da uyku sırasında bebek biberondan süt emerse, süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Ayrıca yalancı emziğe bal, şeker konması etkiyi daha şiddetli hale getirir. Bu dönemde dişlerin mine (dişin en dış tabakası) yapısının daha dirençsiz olması ve özellikle annelerin henüz fırçalamaya başlamak için “erken” olduğunu düşünmesi sonucu oluşan yetersiz ağız bakımı nedeniyle biberon çürüğü oldukça hızlı ilerleyen bir çürük tipidir. Özellikle gece beslenmesinden sonra dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.
Biberon çürüğü tedavi edilmezse sonuçları ne olur?
Eğer çocuk diş hekimine erken getirilmez ve durum başlangıç halinde düzeltilmezse, çocuğun üst ön dişleri ardından üst süt azı dişleri ve ilerleyen dönemlerde hemen hemen bütün dişleri çürükten harap olabilir.
Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihap, alttan gelecek daimi dişleri de etkileyebilir. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin beslenme düzeninin ve genel sağlık durumunun bozulmasına sebep olur.
Süt dişleri tedavi edilmeli midir?
Süt dişleri de tıpkı kalıcı dişlerde olduğu gibi tedavi edilmelidir. “Nasıl olsa düşecek!” düşüncesiyle bu dişlerin çekilmesi pek çok problemlere neden olur. Daimi dişler için rehber görevi gören süt dişlerinin erken kaybı daimi dişlerin gelişimini ve sürmesini etkiler. Rehberini kaybeden daimi dişler süremeyebilir gömülü kalabilir ve çapraşıklığa neden olabilir. Ayrıca süt dişlerinin beslenmede büyük önemi vardır. Çürük dişleri olan veya süt dişleri çekilmiş olan çocuklar rahat yemek yiyemedikleri için gelişimleri de olumsuz etkilenmektedir.
Bebeğin ilk 6 aylık ağız bakımı nasıl olmalıdır?
Bebekler ortalama 6 aylıkken ilk dişlerini çıkarırlar. Dişler çıkmadan önce bebeğin salyasında artış, diş etlerinde kabarıklık ve kaşınma, huzursuzluk, uykusuzluk, ateş ve ishal gözlenebilir. Bebeğin kaşıntısını rahatlatmak için kalın kesilmiş, havuç, salatalık gibi soğutulmuş sebzeler, yine buzdolabında soğutulmuş diş kaşıyıcıları bebeğe verilebilir. Bazı durumlarda hekiminiz tarafından reçete edilen kaşıntı giderici ilaçlar da kullanılabilir.
Periodontoloji
Periodontal Hastalık
Diş eti ve dişleri çevreleyen yumuşak ve sert dokuları etkileyen iltihabi durumdur.
Dişler çene kemiğinin içerisinde gömülü olarak bulunurlar. Kemikle dişin kök yüzeyi arasında “periodontal ligament” adı verilen, fibroelastik liflerden oluşmuş bir doku vardır. Bu doku, dişler üzerine gelen kuvvetlerin, çene kemiğine yumuşatılarak iletilmesini sağlar. Bu yapıların üzerini diş eti ve ağız mukozası örter.
Diş eti hastalığının erken dönemi “gingivitis” tir. Gingivitis, dişin çevre dokularından sadece diş etinin etkilendiği klinik tablodur. Plak tabakasındaki bakterilerin, diş etlerini iltihaplandırması hastalığın başlangıcıdır.
Plak; dişlerin üzerinde sürekli olarak oluşan yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Bu dönemde diş etlerinde kırmızılık, kanama ve şişlik gözlemlenmektedir. Genellikle bu dönemde ağrıya rastlanmamaktadır.
Genellikle yetersiz ağız bakımı ile meydana gelir ve profesyonel diş taşı temizliği ya da evde yapılan düzenli ağız bakımı ile çabuk iyileşme sağlanır. Tedavi edilmezse hastalık periodontitis aşamasına geçer. Periodontitis, bakterilerin etkisi sonucunda diş etinde başlayan iltihabi sürecin, dişi destekleyen diş eti fibrilleri ve alveol kemiğinin yıkımına neden olmasıdır. Sağlıklı diş etinin dişle birleştiği yerde 1- 2 mm ‘lik fizyolojik bir diş eti oluğu bulunur. Periodontitiste, bu oluk zamanla bakterilerin saldırısı sonucu derinleşerek periodontal cebe dönüşür.
Diş Eti Hastalığının Belirtileri
- Ağız kokusu
- Dişlerin sallanması
- Diş etlerinde çekilme
- Soğuk içecek içildiğinde sızlama
- Dişlerin eskisi gibi kapanmaması
- Diş etlerinde fırçalarken kanama
- Dişler arasında yeni oluşan aralıklar
- Ağzınızda sürekli olarak oluşan yaralar
- Diş etlerinde son zamanlarda oluşan şişlik ve kızarıklık
Tedavisi
Diş eti tedavisinde en önemli amaç iltihabi reaksiyonun azaltılması ve yavaşlatılmasıdır. Tedavinin ilk aşamasında iltihaba neden olan diş taşı, bakteri plağı ve ceplerin uzaklaştırılması amaçlanır. Diş taşlarının ve bakteri plaklarının uzaklaştırılması için el aletleri ve ultrasonik cihazlar (kavitron) kullanılır. Diğer hastalıklarda olduğu gibi tedaviye erken başlanması çok önemlidir. El aletleri ve ultrasonik cihazlarla yapılan tedavilerle periodontal yıkım yavaşlatılabilir ya da durdurulabilir.
Diş eti hastalığı gingivitis aşamasında ise diş taşı temizliği ve profesyonel ağız bakımı yeterlidir. Hastalık periodontitis aşamasına geçmişse, yani cep oluşumu ve kemik yıkımı başlamışsa diş taşı temizliği ve küretaj (kök yüzeyi düzleştirme) tedavisi gerekir. Küretaj tedavisi, diş eti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından 2-4 seansta yapılır. Küretaj, beceri, hassas dokunuş ve tecrübe gerektirmektedir. Bu işlem sonunda; kök yüzeyi düzgün ve kaygan bir yüzey haline dönüşür. Böylece diş taşının ve bakterilerin yüzeye tutunması engellenmiş olur. İyileşme safhasında diş eti ve kemik arasında yeniden bağlantı olması beklenir. İyileşme süreci 4-6 haftadır.
İlerlemiş periodontitis vakalarında küretajın ardından cerrahi operasyon da (flap) gerekebilir. Bu operasyonda, diş etleri kemik yüzeyine kadar kaldırılır, kök yüzeyleri ve iltihaplı doku artıkları temizlenir, gerekli ve uygun durumlarda diş çevresinde yeniden kemik oluşturmak amacıyla kemik grefti ve membran gibi biomateryallar uygulanarak diş etleri uygun konuma getirilerek dikilir. Dikişler 7–10 gün sonrasında alınır. Flap operasyonları sonrasında iyileşme süreci 6-8 haftadır.
Hekimin uyguladığı mekanik tedavilere ek olarak ağız gargaraları ve sistemik antibiyotik kullanımı gerekebilir.
Teşhis konulduğundan itibaren bütün bu tedavilerin yanında bireyin ağız bakımı da çok önemlidir. Hasta işbirliği içinde olmazsa, uygulanan tedavi yöntemlerinin başarı yüzdesi düşmektedir.
Periodontitisli hastalar riskli grupta yer aldıkları ve hastalığın tekrarlama olasılığı bulunduğu için takip çok önemlidir. Hasta düzenli bir şekilde kontrollere çağrılmalı, tedavinin başarı ve etkinliği, hastanın işbirliği içinde olup olmadığı belirlenmeli, ağız bakımı konusunda her seansta motive edilmelidir.
Ağız içinde diş eti iltihabının başlamasına ve ilerlemesine neden olan kötü, eskimiş dolgular ve protezler değiştirilmelidir.
Pedodonti Çocuk Diş Tedavisi UzmanDiş Hızlı Tedavi
Pedodonti Çocuk Diş Tedavisi UzmanDiş Hızlı TedaviPedodonti Çocuk Diş Tedavisi UzmanDiş Hızlı TedaviPedodonti Çocuk Diş Tedavisi UzmanDiş Hızlı TedaviPedodonti Çocuk Diş Tedavisi UzmanDiş Hızlı TedaviPedodonti Çocuk Diş Tedavisi UzmanDiş Hızlı TedaviPedodonti Çocuk Diş Tedavisi UzmanDiş Hızlı Tedavi
